Güvenli Limanlar Gemiler İçin Değildir
İnsan doğası gereği güvenliği ve alışkanlığı sever. Kurduğumuz düzen, sahip olduğumuz unvanlar ve yaşadığımız konforlu hayat, bizi görünmez zincirlerle olduğumuz yere bağlar. Ancak büyük değişimler, güvenli limanları terk etme cesareti gösterdiğimizde başlar. Bazen hayat, bizi kendi isteğimizle yapamadığımız bir değişime zorlar; kapıları yüzümüze kapatır ki, yeni bir kapıyı aralamak zorunda kalalım."Peygamber Musa" romanında, bir prensin "her şeyini" geride bırakıp "hiçliğe" doğru attığı ilk adımı, insanın en büyük manevi devrimi olarak ele aldım.
Romandan Bir Kesit: Veda ve Çölün Çağrısı
Musa'nın arkasına bakmadan Mısır'dan çıkışını ve büyük kopuş anını anlatan satırlar:"Bu, ilahi bir ikazdı. Artık Mısır’da kalacak tek bir saniyesi bile yoktu. Saray, makam, aile, kavim… Her şeyi, arkasında bırakmak zorundaydı... Mısır’ı arkasında bırakıp, yüzünü kızıl ve sonsuz çöle döndüğünde ne bir amacı ne de gidecek bir yeri vardı. Sahip olduğu tek şey, Rabbine olan imanıydı."
— (Peygamber Musa Romanından)
Çıkındaki Tek Şey İmandır
Bu pasajda vurgulamak istediğim duygu "hafiflemektir". Musa saraydayken omzunda prens olmanın, beklentilerin, siyasetin ve dünya malının ağırlığı vardı. Çöle adım attığında ise maddi olarak hiçbir şeyi yoktu ama ruhu hiç olmadığı kadar özgürdü."Hicret" sadece coğrafi bir yer değiştirme değildir; insanın günahlarından, alışkanlıklarından ve kendisine yük olan kimliklerden sıyrılmasıdır. Çöl, bilinmezlikle doludur, korkutucudur. Ancak sarayın duvarları arasında sıkışan ruh, ancak o uçsuz bucaksız çölde nefes alabilir. Bugün "her şeyi bırakıp gitme" isteği duyanlar, aslında kaçmak değil, Musa gibi kendilerine doğru bir yolculuğa çıkmak istiyorlar. Unutmayın, Mısır'ı bırakamayan, Tur Dağı'na çıkamaz.
Bu Yolculuğa Eşlik Edin
Bir insanın sahip olduklarını kaybederken aslında kendini buluşunun hikâyesini; korkunun cesarete, kaçışın ise dirilişe dönüşmesini okumak için "Peygamber Musa" romanı sizi bekliyor.👉 Kitabı İncelemek ve Satın Almak İçin: Kitapyurdu

Yorumlar